Hiç bir web sitesini ziyaret edip, sayfa yüklenirken sadece bir milisaniyeliğine boş bir sayfa gördünüz mü? Öyleyse, büyük olasılıkla istemcide görüntülenen bir web sitesini ziyaret etmişsinizdir.
Client side rendering (istemci taraflı görüntüleme), geliştiricilerin içerikleri hedef kitlelere sunma biçimini değiştiren, web tabanlı bir tekniktir. Görüntüleme sürecini sunucudan kullanıcının tarayıcısına kaydırır ve dinamik, etkileşimli ve sürükleyici web deneyimleri oluşturmak için JavaScript’ten yararlanır.
Bu makalede, Client side rendering‘in ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve avantajlarını ve dezavantajlarını inceleyeceğiz. Ayrıca, Client side rendering‘in doğru yaklaşım olduğu kullanım örneklerini ve bunu uygulamak için genel bakış açılarını anlatacağım.
Client Side Rendering Nedir?

İstemci tarafı görüntüleme (kısaca CSR), bir web sitesini veya uygulamayı tarayıcıda görüntülemek için JavaScript kullanan bir JavaScript görüntüleme yöntemidir. CSR ile içeriğin işlenmesi ve görüntülenmesi sunucuda değil, tarayıcıda gerçekleşir.
CSR ile sunucu, JavaScript dosyalarına bağlantılar içeren basit bir HTML dosyası gönderir. Tarayıcı daha sonra gerekli kaynakları indirir ve bunları sayfayı doldurmak ve içeriği oluşturmak için kullanır.
CSR, sohbet uygulamaları ve sosyal medya platformları gibi dinamik içerikli ve yüksek düzeyde etkileşim gerektiren uygulamalar için yaygın olarak kullanılır. Ayrıca, arama motorları tarafından indekslenmesi gerekmeyen tek sayfalık uygulamalar (SPA’lar) ve yönetici ve kullanıcı panoları gibi dahili uygulamalar için de idealdir.
React, Vue.js, Angular, Backbone.js, Ember.js ve Svelte gibi JavaScript çerçeveleri, istemci tarafı görüntülemeyi uygulamak için popüler seçenekler haline geldi.
Client Side Rendering Nasıl Çalışır?

İstemci tarafı görüntüleme işleminin nasıl çalıştığı ve görüntüleme sürecinde yer alan adımların dökümü şöyledir:
- Kullanıcı web sayfasına istek atar: Kullanıcı web sitesine giriş yaparken tarayıcıya isteği gönderir.
- Bir sunucu isteği alır: Bu kullanıcının eylemi, sunucuya istenen rotayı veya URL’yi tanımlayan bir GET isteğini tetikler.
- Sunucu, CSS ve JavaScript dosyalarına bağlantılar içeren minimal bir HTML sayfası gönderir: Tarayıcı, sunucudan ilk HTML dosyasını ister. Dosya, harici CSS stil sayfalarına ve JavaScript dosyalarına bağlantılar içerir.
- HTML’yi ayrıştırma: Tarayıcı HTML işaretlemesini ayrıştırır ve web sayfasının yapısını temsil eden Belge Nesne Modeli (DOM) ağacını oluşturur.
- Tarayıcı CSS ve JavaScript’i indirir: Tarayıcı, CSS ve JavaScript kaynaklarını indirmek için sunucuya ek istekler gönderir.
- Sayfanın işlenmesi: Tarayıcı, web sayfasının temel yapısını oluşturmak için DOM ağacını ve indirilen CSS dosyalarını kullanır. Bu yapı, metin, resim, düğme ve stil gibi öğeleri içerir.
- JavaScript yürütme: Tarayıcı, web sayfasına etkileşim ve dinamik içerik eklemek için JavaScript kodunu yürütür. Bu, animasyonlar, form doğrulamaları veya bir API’den veri alma işlemlerini içerebilir.
- Yeniden oluşturma ve güncelleme: Kullanıcı web sayfasıyla etkileşime girdikçe (düğmelere tıklama, form doldurma), tarayıcı kullanıcının eylemlerine bağlı olarak web sayfasının bazı bölümlerini yeniden oluşturur. Bu, DOM’u güncellemeyi veya sunucuya yeni veriler için ek isteklerde bulunmayı içerebilir.
- Son görünüm: Güncellenen DOM, dinamik olarak getirilen verilerle birlikte tarayıcı tarafından işlenir ve bunun sonucunda tamamen etkileşimli ve dinamik olarak güncellenen bir web sayfası ortaya çıkar.
Client Sider Rendering’in Avantajları
SEO‘da genelde Server Side Rendering metodu çok daha iyi çalışsa da Client Side Rendering’in de kendince bazı avantajları bulunuyor.
Azaltılmış Sunucu Yükü
Client side rendering, işleme sürecinin önemli bir kısmını sunucudan istemcinin tarayıcısına aktarır. Sunucunun yalnızca minimum düzeyde HTML ve statik varlık göndermesi gerektiğinden, daha düşük işlem yükü ve daha az sunucu yükü yaşar.
Server Side Rendering, sunucunun her istek için eksiksiz HTML kodu oluşturması gerekir; bu da özellikle yoğun trafik dönemlerinde sunucu kaynaklarına yük bindirebilir. İstemci tarafı işlemeyi kullanarak sunucu, veri alma, iş mantığı ve API isteklerini işlemeye odaklanabilir ve bu da gelişmiş ölçeklenebilirlik ve daha iyi kaynak kullanımı sağlar.
Daha Fazla Etkileşim
İşte CSR’nin kullanıcı etkileşimini artırma yollarından bazıları:
- CSR ile, düğme tıklamaları, form gönderimleri veya sayfalar arasında gezinme gibi kullanıcı etkileşimleri, sayfanın tamamının yeniden yüklenmesine gerek kalmadan tarayıcıda işlenir. CSR uygulamaları, kullanıcı eylemlerine ve girdilerine gerçek zamanlı olarak yanıt verebilir. Bu, neredeyse anında güncellemeler sağlar, daha zengin bir kullanıcı deneyimi sunar ve web sitelerinin daha duyarlı olmasını sağlar.
- React, Vue.js ve Angular gibi CSR çerçeveleri, karmaşık güncellemelerin algılanabilir bir gecikme olmadan yürütülmesini sağlamak için Sanal DOM gibi etkili işleme tekniklerini kullanır.
Client Sider Rendering’in Dezavantajları
CSR’ın avantajlarını anlattığıma göre şimdi de bu metodun dezavantajlarına geçelim.
Daha Uzun Sayfa Yükleme Süresi
İstemci tarafı görüntüleme, tarayıcının tüm web sayfasını görüntülemeden önce gerekli tüm JavaScript dosyalarını indirmesi ve çalıştırması gerektiğinden, sunucu tarafı görüntülemeye göre daha uzun sayfa yükleme sürelerine yol açabilir.
Zayıf SEO
Google ve Bing gibi arama motorları, JavaScript yüklü web sitelerinin indekslemelerini iyileştirdi. Ancak, botlar ve tarayıcılar hâlâ sunucu tarafında oluşturulan web sitelerini, istemci tarafında oluşturulanlara göre daha kolay indeksliyor.
İstemcide oluşturulan web siteleri, arama sonuçlarında kolayca bulunamayabilir ve bu da görünürlüklerini, organik trafiğini ve dönüşüm oranlarını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, istemci tarafında görüntüleme, yüksek arama motoru görünürlüğü gerektiren açılış sayfaları, bloglar, medya yayınları ve e-ticaret platformları gibi web siteleri için yanlış bir yaklaşımdır.
Kullanıcının Cihazına Bağımlılık
İstemci tarafı işleme, büyük ölçüde kullanıcının cihazının işlem gücüne dayanır. Cihaz eskiyse veya yeterli kaynağa sahip değilse, karmaşık JavaScript çerçevelerinin veya kitaplıklarının işlenmesi ve yürütülmesinde zorluk çekebilir.
Kullanıcının cihazına olan bu bağımlılık, farklı cihazlarda ve tarayıcılarda tutarsız performansa yol açabilir. Bu sorunu, tembel yükleme, varlık optimizasyonu ve kod bölme gibi performans optimizasyon stratejileri uygulayarak çözebiliriz.
Client Side Rendering Framework’leri Nelerdir?
CSR kullanmak istiyorsanız kullanabileceğiniz framework’ler aşağıdaki gibidir.
React

React, kullanıcı arayüzleri ve web uygulamaları oluşturmak için popüler bir JavaScript kütüphanesidir. Facebook tarafından geliştirilmiştir ve geliştiricilerin dinamik ve etkileşimli web siteleri oluşturmasına olanak tanır. Önemli özellikleri arasında sanal DOM (vDOM) ve JavaScript XML (JSX) sözdizimi uzantısı bulunur.
Vue.js

Vue.js, 2014 yılında Evan You tarafından geliştirilmiş olup, sadeliği ve kullanım kolaylığıyla bilinmektedir. Kademeli olarak benimsenebilir olması, projenizin küçük bölümlerinde kullanmaya başlayabileceğiniz ve ihtiyaç duydukça kademeli olarak daha fazla özellik ekleyebileceğiniz anlamına gelir. Bu da onu hem yeni başlayanlar hem de deneyimli geliştiriciler için mükemmel bir seçenek haline getirir.
Angular

Angular, Google tarafından dinamik uygulamalar oluşturmak için geliştirilen popüler bir açık kaynaklı çerçevedir. Etkileşimli ve duyarlı web uygulamaları oluşturmayı kolaylaştıran bildirimsel şablonlar ve çift yönlü veri bağlama gibi özellikler sunar.
Svelte

Svelte, Rich Harris tarafından geliştirildi ve ilk sürümü 26 Kasım 2016’da yayınlandı. Sanal DOM diffing kullanan React ve Vue’nun aksine, derleme sırasında kodu son derece optimize edilmiş JavaScript’e derler. Bu, hantal çalışma zamanı kütüphanelerine olan ihtiyacı ortadan kaldırarak daha hızlı yükleme süreleri ve daha küçük dosya boyutları sağlar.
CSR Ne Zaman Kullanılmalı?
İstemci tarafı görüntüleme, diğer tüm teknolojiler gibi, herkese uyan tek bir çözüm değildir. Bu nedenle, uygun kullanım durumlarını anlamak çok önemlidir. İstemci tarafı görüntülemenin doğru yaklaşım olduğu bazı senaryolar şunlardır:
Dinamik Web Uygulamaları
CSR, sosyal ağlar ve çevrimiçi mesajlaşma uygulamaları gibi çok sayıda kullanıcısı olan ve sık güncelleme gerektiren dinamik uygulamalar için mükemmel bir uyum sağlar. Bu uygulamalar, içeriği istemcide görüntüleyerek, kullanıcı deneyimini bozacak şekilde tüm sayfayı yeniden yüklemeye gerek kalmadan gerçek zamanlı güncellemeler gönderebilir.
Dahili Uygulamalar
CSR, analitik panolar, yönetici panelleri, CRM sistemleri, LMS’ler ve çalışan portalları gibi dahili uygulamalar için oldukça uygundur. Bu tür uygulamalar hız, etkileşim ve anında güncellemelere öncelik verir.
SEO Bir Öncelik Olmadığında
SEO önemli olmakla birlikte, her web sitesi veya uygulamanın arama motorlarında görünür olması gerekmez. Sohbet uygulamaları, sosyal platformlar ve dahili uygulamalar bu kategoriye girer.
Client Side Rendering ile Server Side Rendering Arasındaki Temel Farklar Nelerdir?
İstemcide oluşturulan web sitelerinin, arama motorları tarafından dizine eklenmesi zor olabilir; çünkü JavaScript ağırlıklı web sitelerini ayrıştırmakta zorluk çekebilirler. Bu durum, arama motoru sıralamalarının düşmesine neden olabilir. Öte yandan, sunucuda oluşturulan web siteleri, arama motorları içeriklerini daha iyi dizine ekleyebildiği için SEO açısından daha uygundur.
Rendering Süreci
Client side rendering‘de, tarayıcı başlangıçta JavaScript dosyalarına bağlantılar içeren basit bir HTML dosyası alır. Ardından tarayıcı JavaScript kodunu indirir, API’lerden gerekli verileri alır ve içeriği dinamik olarak görüntüler. Sunucu taraflı görüntülemede ise, sunucu bir sayfanın tam HTML işaretlemesini oluşturur ve görüntülenmesi için tarayıcıya gönderir.
Sayfa Yükleme Deneyimi
Client side rendering‘de, kullanıcılar genellikle tarayıcı JavaScript dosyalarını alıp ayrıştırırken ve içeriği işlerken boş bir sayfa veya yükleme döngüsüyle karşılaşırlar. İlk yükleme sırasında görünür içerik olmaması, yavaşlık veya tepkisizlik algısı yaratabilir ve bu da hayal kırıklığına veya terk edilmeye yol açabilir.
Sunucu taraflı görüntüleme sayesinde, tarayıcı tamamen işlenmiş HTML işaretlemesini aldığından, kullanıcı sayfa yüklenir yüklenmez web sitesi içeriğini anında görür. Bu, kullanıcıların başlangıçta herhangi bir boş ekran veya yükleme göstergesi olmadan içerikle anında etkileşime girmesini sağlayarak kullanıcı deneyimini iyileştirir.
| Client Side Rendering | Server Side Rendering |
| Arama motorlarının dizine eklemesi zor olabilir ve SEO’yu etkileyebilir | Arama motorlarının dizine eklemesi daha kolaydır, bu da SEO’yu iyileştirir |
| İşleme süreci tarayıcıda gerçekleşir | İşleme süreci sunucuda gerçekleşir |
| Tarayıcı, gerekli JavaScript dosyalarını indirmek için bağlantılar içeren boş bir HTML dosyası alır | Tarayıcı, bir web sayfasının içeriğiyle doldurulmuş, tamamen işlenmiş bir HTML dosyası alır |
| Kullanıcılar ilk sayfa yüklemesi sırasında boş bir sayfa veya yükleme ekranı görebilir | Kullanıcılar ilk sayfa yüklemesi sırasında boş sayfalarla veya yükleme ekranlarıyla karşılaşmaz |
Client side rendering, geliştiricilerin dinamik ve etkileşimli web siteleri ve uygulamalar oluşturmasına yardımcı olur. CSR’nin JavaScript’i kullanma ve görüntüleme sürecini tarayıcıya taşıma yaklaşımı, yerel benzeri bir deneyim sunan duyarlı uygulamalar oluşturmamıza yardımcı olur.
Client side rendering herkese uyan tek tip bir çözüm olmasa da, değerli bir web geliştirme aracı haline gelmiştir. Güçlü yönlerini, sınırlamalarını ve uygun kullanım örneklerini anlamak, Client side rendering‘in ne zaman doğru yaklaşım olduğunu anlamamıza yardımcı olacaktır.
Client Side Rendering İçin En İyi Optimizasyon Teknikleri Nelerdir?
Client Side Rendering optimizasyonu, JavaScript yükünü hafifletmek ve tarayıcıya daha az iş bırakmak üzerine kurulur. Bu teknikler, hem Google botlarının içeriği daha hızlı anlamasını sağlar hem de kullanıcıların algıladığı hızda belirgin bir iyileşme yaratır.
CSR, “her şeyi tarayıcıya bırakmak” gibi görünse de doğru yapılandırıldığında hız, stabilite ve erişilebilirlik açısından güçlü bir mimariye dönüşebilir.
Aşağıdaki yöntemler, CSR tabanlı projelerde performans farkı yaratır:
Kritik JavaScript Yükünü Azaltma
JavaScript boyutu büyüdükçe render süresi uzar.
Bu nedenle:
- Tree-shaking gereksiz kodu paket dışına iter.
- Bundle splitting kritik olmayan bileşenleri ayrı dosyalara böler.
- Minification dosya boyutunu ortalama %20–40 azaltır.
Daha küçük paket → Daha hızlı render → Daha hızlı indeksleme.
Render Önceliklendirme Yapmak
Tarayıcı, hangi kodu önce çalıştıracağını bilmediğinde bekleme süresi uzar.
- Code-splitting önemli bileşenleri ilk yüklemede görünür kılar.
- Deferred scripts zaman kazandırır.
- Async yükleme tıkanıkları ortadan kaldırır.
Bu yöntemler, özellikle ilk boyama süresini (FCP) iyileştirir.
Hydration Maliyetini Düşürmek
CSR projelerinde en pahalı adım hydration’dır.
Kullanılabilecek teknikler:
- Partial hydration → Sadece gerekli bileşenler etkinleştirilir.
- Islands architecture → Sayfa bağımsız küçük bileşen adalarına bölünür.
- Selective hydration → Etkileşim gerektiren parçalar öncelik alır.
Bu yaklaşım, React, Vue ve Svelte projelerinde ciddi hız artışı sağlar.
CDN ve Cache Katmanlarıyla Hız Kazanma
CDN, kullanıcıyı en yakın sunucuya yönlendirerek gecikmeyi düşürür.
- Edge caching, kritik HTML’i milisaniyeler içinde sunar.
- Long-term caching, değişmeyen dosyaları tarayıcıda saklar.
- Immutable cache politikaları, tekrar yüklemeyi önler.
Bu adımlar yükleme sürelerini istikrarlı hâle getirir.
Pre-rendering Kullanmak
Pure CSR kullanan siteler, arama motorlarına boş HTML gönderebilir.
Bunu önlemek için statik bir katman eklenir.
- Prerender.io, React Snapshot, Vite SSG gibi araçlar önemli sayfaları önceden oluşturur.
- Botlar JavaScript çalıştırmadan içeriği görebilir.
Bu teknik, SEO açısından CSR’ın en güçlü tamamlayıcısıdır.
Lazy Loading ile Kaynak Yönetimi
Görüntüler, modüller ve bileşenler yalnızca ihtiyaç duyulduğunda yüklenir.
Tarayıcı:
- Daha az iş yapar.
- Kullanıcı ilk ekranda daha az bekler.
- Core Web Vitals metrikleri iyileşir.
Client Side Rendering ile Core Web Vitals Arasında Nasıl Bir İlişki Var?
Client Side Rendering, Core Web Vitals metriklerini doğrudan etkiler çünkü bu metrikler tarayıcı yükünü, JavaScript maliyetini ve içerik görünürlüğünü ölçer. CSR yapısı, içeriği sunucu yerine tarayıcıda oluşturduğu için her milisaniyelik gecikme kullanıcının deneyimine yansır.
Core Web Vitals’ın üç temel metriği—LCP, INP ve CLS—JavaScript’in yükü arttıkça daha kırılgan hâle gelir.
LCP (Largest Contentful Paint) CSR’dan Neden Etkilenir?
LCP, kullanıcının ekranda gördüğü en büyük içerik öğesinin ne kadar sürede yüklendiğini ölçer. CSR’da HTML başlangıçta boş geldiği için tarayıcı büyük içeriği JavaScript çalıştıktan sonra hesaplar.
Bu gecikme şu durumlarda büyür:
- Büyük JavaScript paketleri
- Yavaş hydration
- Senkron render engelleyicileri
- Geç yüklenen görseller
CSR projelerinde LCP’nin 3 saniyeyi aşması oldukça yaygındır.
INP (Interaction to Next Paint) JavaScript Yüküne Neden Bağımlıdır?
INP, kullanıcının tıklama ve etkileşimlerinin ne kadar hızlı karşılık aldığını ölçer. CSR’da tarayıcı:
- JavaScript’i indirir,
- Yorumlar,
- Hydration yapar,
- Etkileşimleri aktif hâle getirir.
Bu aşamalar yoğun hesaplama gerektirir.
Sonuç → Yavaş tepki veren arayüzler.
Büyük kütüphaneler veya animasyonlu UI yapıları INP değerini 200 ms’nin üzerine taşır.
CLS (Cumulative Layout Shift) CSR’da Neden Karmaşık Bir Davranış Gösterir?
CLS, sayfadaki öğelerin beklenmedik hareketlerini ölçer. CSR’da:
- İlk HTML boş olduğu için düzen yapısı başlangıçta stabildir.
- Ancak bileşenler geç yüklendiğinde dalgalanmalar oluşabilir.
- Lazy loaded bileşenler yanlış konumlandırılırsa görüntü kaymaları ortaya çıkar.
Bu nedenle CSR, CLS açısından hem avantaj hem risk taşır.
CSR → Core Web Vitals Üzerindeki Genel Etki
Aşağıdaki tablo en sık görülen etkileri özetler:
| Core Web Vitals Metrik | CSR Etkisi | Nedeni |
|---|---|---|
| LCP | Olumsuz | İçeriğin JavaScript sonrası görünmesi |
| INP | Olumsuz | Hydration ve event binding işlemlerinin zaman alması |
| CLS | Karışık | Bazı durumlarda iyi, bazı durumlarda çok kötü |
CSR’ın performans karakteri, JavaScript’i ne kadar akıllıca yönettiğine bağlıdır. Doğru optimizasyonlar uygulanmadığında Google hem yükleme hızını hem kullanılabilirliği düşük puanlar.
Client Side Rendering Güvenliği Nasıl Etkiler?
Client Side Rendering’in güvenlik tarafı genellikle tartışmalarda arka planda kalır; ancak ben bu konunun en kritik risklerden biri olduğunu düşünüyorum. Çünkü uygulama mantığı tarayıcıya taşındığında saldırı yüzeyi otomatik olarak genişler. CSR, hızlı ve esnek bir yapı sunar ama doğru şekilde korunmazsa görünmez açıklar oluşturabilir.
XSS Riskinin Artması (Kişisel Gözlemim: CSR Projelerinde En Sık Görülen Sorun)
Benim deneyimimde CSR kullanılan projelerde XSS riski her zaman daha yüksek oldu. Bunun nedeni basit: Dinamik DOM manipülasyonu.
Script enjeksiyonu için saldırgana mükemmel bir fırsat sunar.
Risk özellikle şu durumlarda büyür:
- Kullanıcı girdisi temizlenmeden DOM’a eklenirse
- Framework içindeki template yapıları yanlış kullanılırsa
- Harici bileşenler kontrolsüz veri işlerse
Bu noktayı önemsiyorum çünkü XSS genellikle “küçük bir hata” gibi görünür fakat sayfanın tamamını kontrol ettirecek kadar ciddi sonuçlar doğurabilir.
Token ve API Anahtarlarının Açığa Çıkması (Geliştiricilerin En Çok Gözden Kaçırdığı Başlık)
CSR’da yapılan API istekleri tamamen kullanıcı tarafında gerçekleşir. Yani:
- Token’lar
- API endpoint’leri
- Yetki anahtarları
tarayıcıda görünür hâle gelir. Bir kullanıcı bu bilgileri ağ sekmesinden bile rahatlıkla çekebilir.
Ben bu konuya özellikle dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum çünkü birçok geliştirici “public değilse sorun olmaz” yanılgısına düşüyor.
İstemci Tarafı Doğrulamanın Güvenlik Sağlamadığı Yanılgısı
CSR’da form doğrulama, input kontrolü ve kullanıcı iş akışı genelde tarayıcıda yapılır.
Ancak kullanıcı tarayıcıyı manipüle edebilir.
Bu yüzden kendi projelerimde her zaman şu yaklaşımı savunuyorum:
“İstemci doğrulaması kullanıcı deneyimi içindir, güvenlik için değil.”
CORS Hataları (CSR Mimarisinde En Sık Yapılan Konfigürasyon Hatası)
API ağırlıklı projelerde CORS çok sık yanlış yapılandırılır.
Bu da şu tehlikelere yol açabilir:
- Hassas endpoint’lerin beklenmedik domainlere açılması
- Çerezlerin yanlış sitelere gönderilmesi
- Yetki doğrulamalarının devre dışı kalması
CORS ayarlarının basit görünmesi bence en tehlikeli yanıdır.
Third-Party Script Riski (Dış Bağımlılıklar Kontrolsüz Büyür)
CSR projeleri çoğu zaman analytics, canlı destek, A/B test araçları gibi üçüncü taraf script’lere bağımlıdır.
Ben bu tür script’leri “arka kapı” olarak değerlendiriyorum. Çünkü:
- DOM üzerinde geniş yetkileri vardır
- Güvenlik politikalarını aşabilirler
- Kullanıcı verisine direkt erişebilirler
Bu bağımlılık arttıkça güvenlik kontrolü azalır.
CSR Güvenliğini Güçlendirmek İçin Önerdiğim Yaklaşımlar
- Sunucu tarafında doğrulama zorunlu olmalıdır
- Token ve gizli veriler tarayıcıda saklanmamalıdır
- Güvenli bağlama (sanitize) standart hâle getirilmelidir
- CORS yalnızca gereken domainlere açılmalıdır
- CSP politikaları agresif şekilde uygulanmalıdır
- Üçüncü taraf script’ler minimumda tutulmalıdır
CSR hızlıdır, moderndir ancak güvenlik anlamında dikkatli yaklaşılmadığında ciddi kırılganlıklar oluşturur. Bu nedenle bu başlığı özellikle önemsiyorum.
Client Side Rendering Kullanırken Hangi Hatalardan Kaçınılmalıdır?
Bu bölüm gerçekten kritik çünkü geliştiricilerin en çok hata yaptığı yer tam olarak burası. CSR modern, hızlı ve esnek bir yaklaşım gibi görünür; ancak yapı doğru kurgulanmazsa performans, kullanıcı deneyimi ve SEO aynı anda zarar görür. Benim projelerde en çok karşılaştığım sorunlar genellikle mimari hatalardan değil, küçük görünen ama etkisi büyük olan yanlış tercihlerden kaynaklanıyor.
Aşağıdaki hatalar CSR kullanan her ekip tarafından ciddiyetle ele alınmalı.
1. Tüm Uygulamanın Tek Bir Devasa JavaScript Paketine Sıkıştırılması
Bu, CSR dünyasında gördüğüm en yaygın hatalardan biri.
Tek paket = devasa yük = geç açılan sayfa.
Kullanıcı ekrana bakarken tarayıcı:
- JavaScript’i indiriyor,
- Çözümlüyor,
- Çalıştırıyor,
- Hydration yapıyor.
Bu zincir kırılmazsa sonuç belli: Yüksek LCP, kötü INP, düşük etkileşim.
Bu yüzden ben her zaman bundle splitting ve code-splitting öneriyorum.
2. Render-Blocking JavaScript Kullanmak
CSS veya JS dosyalarının render’ı durdurması hâlâ şaşırtıcı derecede sık görülen bir hata.
Tarayıcı bekler → Kullanıcı bekler → Google bekler.
Bu bekleme zincirini kırmak için:
- Async
- Defer
- Kritik CSS çıkarma
gibi tekniklerin zorunlu olduğunu düşünüyorum.
3. Tüm Sayfanın Tek Seferde Hydrate Edilmeye Çalışılması
Hydration, CSR’ın en pahalı adımı.
Ama birçok geliştirici “sayfanın tamamını aynı anda canlandırmayı” seçiyor. Bu yaklaşım tarayıcıyı boğar.
Benim önerim:
- Partial hydration
- Islands architecture
- Selective hydration
Bu yöntemler özellikle React ve Vue projelerinde mucize yaratıyor diyebilirim.
4. Meta Etiketlerinin JavaScript ile Enjekte Edilmesi
Bu hatayı her gördüğümde SERP görünürlüğünün neden düşük olduğunu anlıyorum.
Google’ın JavaScript ile oluşturulan meta bilgileri işlemekte zorlanması çok bilinen bir gerçek.
Başlık, açıklama ve OG etiketleri mümkün olduğunca sunucu veya pre-render katmanında oluşturulmalı.
5. Dinamik Yönlendirmelerin Botlar İçin Çözülemeyecek Hâle Getirilmesi
SPA yönlendirmeleri kullanıcı için sorun yaratmaz ama botlar için büyük bir engeldir.
Yanlış yapılandırıldığında Google:
- Rotayı anlayamaz
- İçeriği göremez
- Index’i eksik oluşturur
Bence SEO’nun CSR’da tökezlediği noktanın temeli tam olarak bu.
6. Pre-render veya SSR Desteklerinin Gereksiz Görülmesi
Bazı ekipler CSR’ın tek başına yeterli olduğunu düşünüyor.
Ben bu yaklaşımı riskli buluyorum.
Çünkü:
- Google her zaman JS render etmiyor
- Render kuyruğu gecikme oluşturuyor
- Dinamik içerik geç görünür hâle geliyor
Gerekli sayfalara pre-render katmanı eklemek SEO performansını dramatik şekilde artırıyor.
7. Lazy Loading’i Yanlış Kullanmak
Lazy loading harika bir teknik; ancak yanlış uygulanırsa LCP’yi çökertir.
Özellikle büyük görseller veya kritik bileşenler yanlışlıkla erteleniyor.
Benim yaklaşımım şu:
- Kritik içerik → Asla lazy değil
- Yan içerik → Lazy
- Görsel üstü metin → Önceden yüklenmeli
8. Üçüncü Taraf Script’leri Kontrolsüz Şekilde Entegre Etmek
Her yeni script, performans ve güvenlik açısından bir risk taşır.
CSR projelerinde bu script’ler:
- Render süresini uzatır
- Kullanıcı etkileşimlerini geciktirir
- Veri toplama riskleri oluşturur
- Tarayıcı bellek tüketimini artırır
Kendi projelerimde her zaman “gerçekten gerekli mi?” filtresini uygularım.
Umuyorum ki bu içerik CSR’ın ne olduğunu öğrenmek isteyen kullanıcılara faydalı olacaktır. Ek olarak Server Side Rendering’i de anlattığım içeriğimi okuyabilirsiniz.
